Cizre’den sonra – Reyan Tuvi

Yıl, 1949. Cizre’nin yıkıntılarının arasında, aklımdan geçen bu cümle oldu. Sonra da Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç’un, 27 Ocak günü Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen 12. Kürt Konferansı’nda, mikrofona tutulan cep telefonundan söyledikleri… “Cizre’den sonra – Reyan Tuvi” öğesini okumaya devam et

Reklamlar

T.C. Cizre hatırası – Evrim Kurdoğlu

47109-icerik

Cizre’de aylar süren yasaklardan sonra kapılar açılıp da içeri girdiğinizde ilk önce burnunuzu yakan ağır bir koku, ardından da gözünüzün görebildiğince yıkılmış bir şehirle karşılaşıyorsunuz. Cizre tam anlamıyla en ağır savaşları yaşamış bir şehir gibi görünüyor. İnsanları, sokakları hala şokta, aylar süren çatışmaların sonunda neler olup bittiğiyle daha yeni yüzleşiyorlar. “T.C. Cizre hatırası – Evrim Kurdoğlu” öğesini okumaya devam et

Aynı dili konuşmasak da aynı göğün altındaydık – Gülşen İşeri

Gülşen İşeri Jiyan Tv'deki haber nöbetini yazdı

Haber Nöbeti’nin 4. Grubu olarak Diyarbakır’daydık… Kaldığımız süre boyunca pek çok şeye tanıklık ettik, güldük, ağladık, hüzünlendik…

İlk gün İstanbul’dan 9 gazeteci arkadaşımızla nöbet tutacağımız kurumları belirledik… Aysel Kılıç ile ben JİYAN Tv’deydik.  İki gün geçirdik Jiyan Tv’de… İlk günümüz biraz tv çalışanlarını tanımakla geçti. Bir yandan nasıl bir sistemle çalıştıklarını öğrendik, bir yandan da diyalog kurmaya çalıştık. Programlarının çoğunluğunun Kürtçe olmasından kaynaklı biraz zorlandık elbette… Ama biz Türkçe haber yaptık onlar Kürtçe’ye tercüme etti.

“Aynı dili konuşmasak da aynı göğün altındaydık – Gülşen İşeri” öğesini okumaya devam et

Sûr’da 3 gün: Kıvılcım çoktan düştü bu topraklara… – Aslı Ceren Aslan

“Havan topu mu, yoksa mayın mı?” Patlama sesleri yükseliyor Amed’in kalbinden, Sûr’dan… Sabahın erken saatlerinde ve akşam saatlerinde yoğunlaşan bu sesler ve beraberinde Amed’in pek çok yerinden de görülen göğe yükselen duman aklımıza bu soruyu düşüyor. Bu sesler 90 gündür bölgeyi kuşatan, halkı katleden, sokağa çıkma yasağı adı altında her türlü zulmü gösteren TC devleti ve onun kolluk kuvvetlerine mi ait? Yoksa kimliği, toprağı, kültürü ve en önemlisi yaşamı için direnen Kürt halkına mı? “Sûr’da 3 gün: Kıvılcım çoktan düştü bu topraklara… – Aslı Ceren Aslan” öğesini okumaya devam et

Diyarbakır Gün TV’de bir gün – Yavuz Baydar

Türkiye’nin Kürt illerinde habercilik hiçbir zaman kolay olmadı. Fi tarihinden beri gazeteciler burada endişe ve korku içinde, hapsi ve ölümü göze alarak, yabancı iseler sınırdışı edilme riskiyle başbaşa, ama bıkmadan yılmadan kovaladılar haberleri.
Sorunlar derinliğini hep korudu burada. Şiddetin tırmandığı günler de haberciler için önemliydi, barış umutlarının yayıldığı, tartışmaların güçlendiği nispeten sakin dönemler de.

Diyarbakır İzlenimleri-2: Kabus hikayelerini bizzat yaşamak – Pelin Cengiz

Diyarbakır İzlenimleri-2: Kabus hikayelerini bizzat yaşamak

Bölgede gazetecilerin her an ölümle burun buruna geldiği günlerde temel amacımız, buralardaki gazetecilerin çalışma şartlarına tanıklık etmek, aynı zamanda Kürt coğrafyasında yaşananların daha yaygın şekilde duyulmasını sağlamalarına destek olmak. Gün boyu bomba sesleri duyduğunuz bir bölgede gazeteci olmak, gerçekten cesaret istiyor. “Diyarbakır İzlenimleri-2: Kabus hikayelerini bizzat yaşamak – Pelin Cengiz” öğesini okumaya devam et