Margos’un kilisesini de, sokağını da, mahallesini de geri verin! – Celal Başlangıç

Direkte üç “tarihi” tabela vardı.

Üçündeki oklar da aynı daracık sokağı gösteriyordu; “Dört Ayaklı Minare”, “Mar Petyun Keldani Kilisesi”, “Surp Giragos Ermeni Kilisesi”.

Diyarbakır’ın kalbi Sur’daki Eski Postane Sokağı’nın başında çoğu kadınlardan ve çocuklardan oluşan bir kalabalık toplanmıştı. Hepsi evlerini, dükkanlarını görebilmek istiyordu.

Merakla bakıyorlardı sokağın derinliğine doğru. Ancak beş-metre sonrasını göremiyorlardı. Çünkü beyaz branda perdeler çekilmişti sokağın ortasına. Önünde de bir polis barikatı vardı.

Beyaz perdenin arkasından Dört Ayaklı Minare’nin sadece üst kısmı görünüyordu. Sevgili Tahir Elçi’nin vurulduğu yer brandanın arkasında kalmıştı.

Şiddetli bir patlama daha oldu. Perdelerin arkasından çimento rengi bir duman yükseldi. “Margos’un kilisesini de, sokağını da, mahallesini de geri verin! – Celal Başlangıç” okumaya devam et

Reklamlar

“Bir daha yapmazlar” duygusunun sonu – Ümit Kıvanç

Her şey târumâr edilmiş. Devrilmiş, mundar edilmiş veya yok. Evet, basitçe yok! Nereye gitmiş?

“Haber Nöbeti” için gittiğimiz Diyarbakır ve Cizre’den derlediklerimizi aktaracağımı vaat etmiştim. Aktarmayı istediğim kritik ayrıntıların pek çoğunu, beraber dolaştığımız gazeteci arkadaşlarımızdan Ali Akel yazdı, yazısını Medyascope’tan okuyabilirsiniz: http://goo.gl/9QHNqK. Yine aynı ekipteki meslektaşlarımızdan Eyüp Tatlıpınar izlenimlerini T24’te toparladı, oradan da eksikleri tamamlayabilirsiniz:https://goo.gl/qlTOix. Ve bir günlüğüne bize katılan Cengiz Çandar’ın aktardıklarını Radikal’den okuyabilirsiniz: http://goo.gl/dpYdbl. Onları okuyacağınıza güvenerek, ben birkaç şey ekleyecek, bazı noktaları vurgulayacağım. ““Bir daha yapmazlar” duygusunun sonu – Ümit Kıvanç” okumaya devam et