Kültürel soykırım, Sur ve Tahir Elçi – Esra Yalazan

Diyarbakır’a son gidiş sebebim, uluslararası bir insan hakları konferansına katılmak ardından da Mithat Sancar’la birlilikte hazırladığımız program için Diyarbakır baro başkanı, hukukçu Tahir Elçi’yle konuşmaktı. Gittik, o programı yaptık. Başlık; “İnsan haklarının ağır ihlalini oluşturan suçların etkili bir şekilde soruşturulmasında dünya deneyimleri” idi. Haliyle gözaltında kayıplar, faili meçhul cinayetler, işkenceli sorgularda ölümler vb suçların cezadan muaf olması gibi sorunlardan bahsettik. Elçi, 90’yı yıllarda yoğun işlenen bu suçlarının faillerinin hala hesap vermemiş olduğunu, onların devletin bazı görevlilerinin özellikle JİTEM’in yargılanmamış olduğunu hatırlattı. Sivil insanların sokaktan alınıp gözaltında kaybolduğunu, öldürüldüğünü söyledi. “Bir süre sonra yol kenarlarında, köprü altlarında cesetleri bulunuyordu. Bazı istisnalar dışında mağdurların adalet arayışı gerçekleşmedi. Amacımız dünya hukukçuları, sivil toplum ve insan hakları örgütlerinin temsilcileriyle birlikte bu sorunları masaya yatırmak, buradan sonuç çıkarmak ve çözüm üretebilmek, çıkan yol haritasıyla, biz nereye gidiyoruz, ne yapacağız, bunu sorgulamaktı” dedi. Program böyle başlamıştı. “Kültürel soykırım, Sur ve Tahir Elçi – Esra Yalazan” okumaya devam et

Reklamlar

Sûr’da 3 gün: Kıvılcım çoktan düştü bu topraklara… – Aslı Ceren Aslan

“Havan topu mu, yoksa mayın mı?” Patlama sesleri yükseliyor Amed’in kalbinden, Sûr’dan… Sabahın erken saatlerinde ve akşam saatlerinde yoğunlaşan bu sesler ve beraberinde Amed’in pek çok yerinden de görülen göğe yükselen duman aklımıza bu soruyu düşüyor. Bu sesler 90 gündür bölgeyi kuşatan, halkı katleden, sokağa çıkma yasağı adı altında her türlü zulmü gösteren TC devleti ve onun kolluk kuvvetlerine mi ait? Yoksa kimliği, toprağı, kültürü ve en önemlisi yaşamı için direnen Kürt halkına mı? “Sûr’da 3 gün: Kıvılcım çoktan düştü bu topraklara… – Aslı Ceren Aslan” okumaya devam et