Çatışma ortamında serbest gazetecilik: Kimden yanasın – Kumru Başer

Mahmut Bozarslan ve Hatice Kamer Kürt illerinde “serbest” ya da “bağımsız” gazeteci olmayı anlatıyorlar…

 “Köyümüz üç kez yakıldı. Lice’ye bağlı Akro diye geçer. Dedeme büyük dedesinden kalma bir ceviz ağacımız vardı. Böyle, çapı üç metre falan vardı. Çok değer verdiğimiz bir ağaçtı, atadan dededen kalma. O ağaca top mermisi isabet etmişti. Paramparça oldu. O ağacı gördüğüm zaman oturup ağlamıştım. Hiç unutmadım onu.”

Diyarbakırlı serbest gazeteci Mahmut Bozarslan’ın 90’lar deyince hatırladıkları.

Kürt illerinde konuştuğunuz herkese, 90’lardan ne hatırlıyorsun diye sormak gerekir aslında. Bugün yaşananlar karşısındaki duygularını o zaman biraz daha iyi anlarsınız. “Çatışma ortamında serbest gazetecilik: Kimden yanasın – Kumru Başer” okumaya devam et

Reklamlar

Sur anlatıyor: Kim tamir edebilir ki kırılan kalplerimizi? – Ragıp Duran

Sur’un ana caddesi Gazi’de yarım gün boyunca dolaşıp esnafla konuşurken, İç Savaş dönemindeki Lübnan, Saddam sonrası Irak ve  İŞİD sonrası Suriye manzaraları ve konuları geldi dile ve gözlerimizin önüne. Hüzün tavan yapmış, çaresizliğe yaklaşmışlar. Ama her şeye rağmen Sur esnafı metanetli, içten içe direniyor:” Bu hep böyle gidecek değil ya….”

27 Mart 2016 Pazar günü sabahtan öğleye kadar Şeyhmus’la (Diken) Diyarbakır’da Gazi caddesini dolaştık.

Cumhuriyet’ten önce bu caddenin adı Bağdat Caddesi imiş, ama Cumhuriyet gelince her yerde ille bir Mustafa Kemal, Atatürk, Zübeyde Hanım caddesi olacak ya, burayı da Gazi caddesi yapmışlar… “Sur anlatıyor: Kim tamir edebilir ki kırılan kalplerimizi? – Ragıp Duran” okumaya devam et

Diyarbakır’da esnaf hem yasta hem öfkeli: AKP’ye bir kez güvendik, bir daha asla! – Aysel Kılıç

Diyarbakır esnafı, “Türkiye’nin batısı bize sahip çıkmasa, kendi yaşamlarına da sahip çıkamaz. Bu zulümden ancak hep birlikte kurtulabiliriz” diyor.

Diyarbakır'da esnaf hem yasta hem öfkeli: AKP'ye bir kez güvendik, bir daha asla!

Sokağa çıkma yasağının sürdüğü, insanların evlerinin bodrumlarında hapsedildiği, sokak ortasında vurulduğu Diyarbakır’da ‘günlük yaşam’ da durma noktasında. Öğrenciler okullarına gidemiyor, çalışanlar işlerine adapte olamıyor. Ekmek ve su gibi en temel ihtiyaçları karşılayan, halkla en çok muhatap olan esnaf da ne satış yapabiliyor ne de can güvenliğini sağlayabiliyor. “Diyarbakır’da esnaf hem yasta hem öfkeli: AKP’ye bir kez güvendik, bir daha asla! – Aysel Kılıç” okumaya devam et

Diyarbekir’den Ankara’ya yol yok… – Ceyda Karan

 

Haber Nöbeti için geldiğimiz Diyarbakır’da halkın nabzını tutmaya çalışıyoruz. Diyarbakırlı Sur’la birlikte dehşete kapılmış. Yüreği de Sur’da, aklı da… Ankara saldırısı ise çoktan alışılmış ölümlerin soluk yüzü.

IMG_8469

 

Diyarbekir’in merkezi Ofis’te akşam saatlerinde öbek öbek toplaşan yaklaşık 1500 kişi ‘Katil Erdoğan’, ‘Sur içinde direnen gerillaya bin selam’… ‘Direne direne kazanacağız’ sloganları atıyor. Demirlere vurarak seslerini yükseltmeye çalışıyor… Gaz yemek istemedikleri anlaşılan esnaf ile sokaklara dağılmış ve kişisel güvenliğini de alarak toplaşan kalabalık alkışlarla eşlik ediyor.. Yürürken alkışlayanı da vurar, durup izlerken alkışlayanı da… Emniyet güçleri TOMA’larıyla yerini almış. “Diyarbekir’den Ankara’ya yol yok… – Ceyda Karan” okumaya devam et