VİDEO – ‘Abluka’ ve ‘acele kamulaştırma’ kıskacında Sur…

Haber Nöbeti ile Diyarbakır’ın ‘abluka’daki Sur ilçesine giden İmre Azem, UNESCO Uluslararası Kültür Mirası’ndeki ilçede yaşananların izini ve ‘acele kamulaştırma’ kararını belgesel haline getirdi. Haber Nöbeti ‘abluka’daki merkezlerde zor şartlarda çalışan meslektaşlarıyla dayanışma amacıyla gazeteciler tarafından hayata geçirilmişti.  Sekiz hafta boyunca aralarında Can Dündar, Celal Başlangıç, Ceyda Karan, Hayko Bağdat, Fehim Işık, Mehveş Evin, Ayşe Yıldırım ve Diken muhabiri Tunca Öğreten’in de bulunduğu 70 gazeteci bölgeye gitmişti.

Azem, 21 Mart’ta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın talebi üzerine bakanlar kurulunun yüzde 82’si için kamulaştırma kararı aldığı Sur’da yaşanları belgeselleştirdi. 25 ve 26 Mart günleri DİHA muhabirleri Şerife Oruç ve Beritan İrlan’la çalışan Azem, operasyonlar sonrası ilçenin harabeye dönen sokaklarını gezip görüntüledi ve kamulaştırma kararıyla ilgili söyleşiler yaptı.


Bu haber Haber Nöbeti bloguyla birlikte Diken’de yayımlandı.

Metin Göktepe ödülleri sahiplerine verildi (10.04.2016)

Bu yıl 19’uncusu düzenlenen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nde kazananlara ödülleri Innpera Hotel’de  düzenlenen törenle verildi.

8 Ocak 1996’da polislerce işkencede öldürülen gazetemiz muhabiri Metin Göktepe’nin doğum gününde düzenlenen törende kazananları, Ayşe Yıldırım, Ayşegül Doğan, Celal Başlangıç, Ceren Sözeri, Fatih Polat, Fehim Taştekin, Fikret İlkiz, Hıfzı Topuz, Jale Özgentürk, Kamil Tekin Sürek, Mehveş Evin, Nazım Alpman, Nevin Sungur’dan oluşan jüri belirledi. “Metin Göktepe ödülleri sahiplerine verildi (10.04.2016)” öğesini okumaya devam et

Metin Göktepe Ödülleri bugün sahiplerini buluyor

Haber Nöbeti Dayanışması’nın da jüri özel ödülüne layık görüldüğü 19. Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’ni kazananlar ödüllerini 10 Nisan 2016 akşamı (bu akşam) gerçekleşecek törenle alacak.

Innpera Hotel’deki programda saat 16’da moderatörlüğünü Nurcan Baysal’ın yaptığı ve Erdem Gül, Mehveş Evin ve Faruk Balıkçı’nın konuşmacı olarak katılacağı “Sur’dan Silivri’ye Olağanüstü Dönemde Gazetecilik” paneli gerçekleşecek.

Saat 17.30’da ödüller sahiplerine verilecek. Saat 18.15’te de kokteyl düzenlenecek. “Metin Göktepe Ödülleri bugün sahiplerini buluyor” öğesini okumaya devam et

Çatışma ortamında serbest gazetecilik: Kimden yanasın – Kumru Başer

Mahmut Bozarslan ve Hatice Kamer Kürt illerinde “serbest” ya da “bağımsız” gazeteci olmayı anlatıyorlar…

 “Köyümüz üç kez yakıldı. Lice’ye bağlı Akro diye geçer. Dedeme büyük dedesinden kalma bir ceviz ağacımız vardı. Böyle, çapı üç metre falan vardı. Çok değer verdiğimiz bir ağaçtı, atadan dededen kalma. O ağaca top mermisi isabet etmişti. Paramparça oldu. O ağacı gördüğüm zaman oturup ağlamıştım. Hiç unutmadım onu.”

Diyarbakırlı serbest gazeteci Mahmut Bozarslan’ın 90’lar deyince hatırladıkları.

Kürt illerinde konuştuğunuz herkese, 90’lardan ne hatırlıyorsun diye sormak gerekir aslında. Bugün yaşananlar karşısındaki duygularını o zaman biraz daha iyi anlarsınız. “Çatışma ortamında serbest gazetecilik: Kimden yanasın – Kumru Başer” öğesini okumaya devam et

Suriçi’nde Yarı-Ablukada Yaşam – Elif İnce

‘Haber Nöbeti’ için 24-25 Mart’ta Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, tarihi Suriçi’ndeydim. Burada aylardır süren sokağa çıkma yasağından sonra, savaşın tek izi yıkık dökük binalarda değil: yasaklı sokaklar ve adım başı polis kontrolü hala olağanüstü hali devam ettiriyor. Mahalleli evinin durumunu soruyor, esnaf mağduriyetten başka bir şey anlatamıyor. Ortak istekleri, yaşamın biran önce olağan akışına dönmesi.

Önce kısa bir hatırlatma: Diyarbakır merkez Sur ilçesi’nde sokağa çıkma yasakları Tahir Elçi öldürüldükten birkaç gün sonra, 2 Aralık 2015’te başladı. İçişleri Bakanı Efkan Ala, 9 Mart’ta “operasyonların sona erdiğini” açıkladı ancak basında yer alan haberlere göre yasaklar 17 Mart itibariyle hala bazı sokaklarda (“arama tarama faaliyetlerinin sürmesi dolayısıyla bir müddet daha”) devam ediyordu. Özetle, 4 aya yakın süren bir sokağa çıkma yasağından çıkmış bir Amed’deydik. “Suriçi’nde Yarı-Ablukada Yaşam – Elif İnce” öğesini okumaya devam et

Margos’un kilisesini de, sokağını da, mahallesini de geri verin! – Celal Başlangıç

Direkte üç “tarihi” tabela vardı.

Üçündeki oklar da aynı daracık sokağı gösteriyordu; “Dört Ayaklı Minare”, “Mar Petyun Keldani Kilisesi”, “Surp Giragos Ermeni Kilisesi”.

Diyarbakır’ın kalbi Sur’daki Eski Postane Sokağı’nın başında çoğu kadınlardan ve çocuklardan oluşan bir kalabalık toplanmıştı. Hepsi evlerini, dükkanlarını görebilmek istiyordu.

Merakla bakıyorlardı sokağın derinliğine doğru. Ancak beş-metre sonrasını göremiyorlardı. Çünkü beyaz branda perdeler çekilmişti sokağın ortasına. Önünde de bir polis barikatı vardı.

Beyaz perdenin arkasından Dört Ayaklı Minare’nin sadece üst kısmı görünüyordu. Sevgili Tahir Elçi’nin vurulduğu yer brandanın arkasında kalmıştı.

Şiddetli bir patlama daha oldu. Perdelerin arkasından çimento rengi bir duman yükseldi. “Margos’un kilisesini de, sokağını da, mahallesini de geri verin! – Celal Başlangıç” öğesini okumaya devam et