JİNHA Şırnak muhabiri Aysel Işık ile Twitter üzerinden bir söyleşi

 

Screen Shot 2016-04-25 at 1.26.12 AM
Sokağa çıkma yasaklarının ikinci ayında devam ettiği Şırnak merkez ile Yüksekova ve Nusaybin ilçelerinde çatışmalar, ölüm ve yıkım sürüyor. Buralarda gazetecilik yapmayı her türlü tehlikeyi göze alarak sürdüren bir avuç gazeteci çok zor koşullar altında, olanları aktarmaya çalışıyor. Haber nöbeti olarak yasaklı bölgelerdeki meslektaşlarla yaptığımız röportajları Şırnak ile sürdürdük. Şırnak ve ilçelerinde 8 aydır haber izleyen JİNHA muhabiri Aysel Işık ile (21 Nisan 2016 akşamı) Twitter’dan konuştuk:

 

Haber Nöbeti (H. N.): #Şırnak ‘ı  @jinhaberajans muhabiri @jinhaysel Aysel Işık ile konuşacağız.  Merhaba Aysel!

Aysel Işık (A.I.): Merhaba. “JİNHA Şırnak muhabiri Aysel Işık ile Twitter üzerinden bir söyleşi” öğesini okumaya devam et

Reklamlar

Fırat Duymak: Gazetecilik bodrumda ölen babamın vasiyetiydi – Fatih Polat

Çiller döneminde köyünü şimdi evlatlarını kaybetti – Fatih Polat, Fırat Topal

Tansu Çiller’in başbakan olduğu dönemde köyü yakılan Çıkmaz ailesi, göç ettiği Cizre’de son sokağa çıkma yasağı döneminde iki evladını kaybetti.

Sokağa çıkma yasağının kalkmasının ardından Cizre’den ilk yansıyan karelerde, ilçenin savaşın büyük yıkımını yaşayan herhangi bir Suriye kentinden farkı olmadığı görülmüştü. Şimdi ise, bir yandan bu büyük yıkıma direnerek bir biçimde ayakta kalmayı başarmış evlerin duvarlarındaki kurşun deliklerinin sıvası yapılmaya çalışılırken, bir yandan da ‘güvenlik’ adı altında sürdürülen ablukanın baskısı hükmünü icra ediyor. “Çiller döneminde köyünü şimdi evlatlarını kaybetti – Fatih Polat, Fırat Topal” öğesini okumaya devam et

Kürdün hikayesinde Türk-İslamcılığının iflası – Ali Akel

Türk-İslamcılığının siyasi pratiğinin Kürt sorununun çözümünde iflası beklenmeyen bir şey değildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi ideolojisine uyumlu olarak şekillendiği, devletin Kürt politikasında rejimin sacayaklarından birini oluşturduğu göz önüne alındığında; Türk İslamcıların iktidarında bugün ortaya çıkan manzaraya çok da şaşırmamak gerekir.

Fazla uzağa gitmeden, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden bugüne baktığımızda devlet askeri-siyasi var gücüyle Kürtleri ezme, sindirme, asimile etme, diz çöktürme, iradesini yok etmeye yönelik politikalarını sahnelerken; Türk İslamcılığı, buna esaslı bir itiraz yükseltmedi. Aynı süreçte devlet, söz konusu siyasetin iktidarını engellemek için kontrol ve baskı mekanizmalarına (94 mahalli seçimlerinde yükselen İslamcı dalgayı 28 Şubat post-modern darbesiyle durdurmak gibi) başvururken, mezkur anlayış, Kürtlerle savaşımında rejimin kullandığı maddi ve manevi geniş bir havuz vazifesi gördü, görmeye de devam ediyor. “Kürdün hikayesinde Türk-İslamcılığının iflası – Ali Akel” öğesini okumaya devam et

Diyarbakır’ın Cevabı – Yıldırım Türker

Haber Nöbeti’ne katılmak için Diyarbakır’daydım. En şanslı grup olduğumuz öyle aşikardı ki arada mahcubiyet dürtüyordu. Bomba sesleri eşliğinde, her gün biraz daha yıkılıp yok edilen Sur’u ağlamaya değil, bayram kutlamaya gidiyordum.

Diyarbakır, 93 yılında ilk adımımı attığım Diyarbakır değildi elbet. Öte yandan o kadar aynıydı ki. Ruhuyla. “Diyarbakır’ın Cevabı – Yıldırım Türker” öğesini okumaya devam et

‘Eşme ruhu’ndan ‘Cizre ruhu’na; ölümüne Newroz, inadına barış! – Celal Başlangıç

Sinirler yay gibi gergindi Diyarbakır’da.

Günlerdir Van’dan Adana’ya, Batman’dan İstanbul’a uzanan bir coğrafyada yasaklanan Newroz haberleri geliyordu.

Kutlamaya kalkanların üzerine yürüyen TOMA’lardan sıkılan suların, biber gazına boğulan kentlerin, gözaltına alınan insanların görüntülerinden geçilmiyordu. “‘Eşme ruhu’ndan ‘Cizre ruhu’na; ölümüne Newroz, inadına barış! – Celal Başlangıç” öğesini okumaya devam et

Cizre’den sonra – Reyan Tuvi

Yıl, 1949. Cizre’nin yıkıntılarının arasında, aklımdan geçen bu cümle oldu. Sonra da Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç’un, 27 Ocak günü Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen 12. Kürt Konferansı’nda, mikrofona tutulan cep telefonundan söyledikleri… “Cizre’den sonra – Reyan Tuvi” öğesini okumaya devam et