Çatışma ortamında serbest gazetecilik: Kimden yanasın – Kumru Başer

Mahmut Bozarslan ve Hatice Kamer Kürt illerinde “serbest” ya da “bağımsız” gazeteci olmayı anlatıyorlar…

 “Köyümüz üç kez yakıldı. Lice’ye bağlı Akro diye geçer. Dedeme büyük dedesinden kalma bir ceviz ağacımız vardı. Böyle, çapı üç metre falan vardı. Çok değer verdiğimiz bir ağaçtı, atadan dededen kalma. O ağaca top mermisi isabet etmişti. Paramparça oldu. O ağacı gördüğüm zaman oturup ağlamıştım. Hiç unutmadım onu.”

Diyarbakırlı serbest gazeteci Mahmut Bozarslan’ın 90’lar deyince hatırladıkları.

Kürt illerinde konuştuğunuz herkese, 90’lardan ne hatırlıyorsun diye sormak gerekir aslında. Bugün yaşananlar karşısındaki duygularını o zaman biraz daha iyi anlarsınız. “Çatışma ortamında serbest gazetecilik: Kimden yanasın – Kumru Başer” okumaya devam et

Reklamlar

‘Eşme ruhu’ndan ‘Cizre ruhu’na; ölümüne Newroz, inadına barış! – Celal Başlangıç

Sinirler yay gibi gergindi Diyarbakır’da.

Günlerdir Van’dan Adana’ya, Batman’dan İstanbul’a uzanan bir coğrafyada yasaklanan Newroz haberleri geliyordu.

Kutlamaya kalkanların üzerine yürüyen TOMA’lardan sıkılan suların, biber gazına boğulan kentlerin, gözaltına alınan insanların görüntülerinden geçilmiyordu. “‘Eşme ruhu’ndan ‘Cizre ruhu’na; ölümüne Newroz, inadına barış! – Celal Başlangıç” okumaya devam et