‘Eşme ruhu’ndan ‘Cizre ruhu’na; ölümüne Newroz, inadına barış! – Celal Başlangıç

Sinirler yay gibi gergindi Diyarbakır’da.

Günlerdir Van’dan Adana’ya, Batman’dan İstanbul’a uzanan bir coğrafyada yasaklanan Newroz haberleri geliyordu.

Kutlamaya kalkanların üzerine yürüyen TOMA’lardan sıkılan suların, biber gazına boğulan kentlerin, gözaltına alınan insanların görüntülerinden geçilmiyordu. “‘Eşme ruhu’ndan ‘Cizre ruhu’na; ölümüne Newroz, inadına barış! – Celal Başlangıç” okumaya devam et

Reklamlar

Sur’da isyan: Bizi TOKİ ile kandıramazlar – Ceyda Karan

Sur’da yürürken kaç kez yanımızdan başörtülü, ufak tefek kadınlar geçti. Hepsinin dilinde aynı söz “Allah sizden razı olsun”… Durup konuşmuyorlar bile, adeta fısıldayarak söylüyorlar. Sonradan idrak ettim ki sırf buraya, hallerini görmeye geldiğimiz için… “Sur’da isyan: Bizi TOKİ ile kandıramazlar – Ceyda Karan” okumaya devam et

‘Devlete de öfke var, PKK’ye de’ – Ceyda Karan

Memlekette şubat sonu ayazında ‘bahar gelsin’ demeye korkar olduk… Savaş oyun değildir, biliriz, aklımızla idrak ederiz. Başlatması kolay, bitirmesi zordur. İnsanlıktan yitiririz, kaçarı yoktur. Ahmet Arif’in “Yediveren Gül”ünün diyarı Diyarbakır’a gidince korkularım daha da arttı. Beş senedir Arap ellerini dolaşmaktan kalma reflekslerle düşündüm, baharın da, kara kışın da izine düştüm… “‘Devlete de öfke var, PKK’ye de’ – Ceyda Karan” okumaya devam et

Gazetecinin kameraya sıçrayan kanı – Pınar Öğünç

Journalisten flüchten in Diyarbakır vor dem Tränengas der Polizei
Gazeteciler polisin biber gazı saldırısından kaçarken (Fotoğraf:İlyas Akengin/AFP/Getty Images)

 

Eski Diyarbakır’ı Antikçağ’dan beri koruyan, kentin her yeni sahibinin hem güçlendirdiği hem de taşlarına kendi mesajlarını bıraktığı surların ardından top mermisi sesleri geliyor; sene 2016. Duvarların hemen dışında dev askeri araçların şehir trafiği içinde olağanlaştığı, çatışma seslerinin okul zillerine karıştığı tuhaf bir günlük hayat akıyor. Surların kadim kapılarından birine güvenlik noktası kurulmuş. Buradan Suriçi’nin halka açık küçük bir kısmına geçmek, gazeteciler için her zaman daha uzun sürüyor. Bir yandan sabıka kaydım kontrol edilirken, çantamı ince ince arayan, defterimdeki notları okumaya çalışan kadın polis diyor ki “Niye geldiniz ki Diyarbakır’a, korkmuyor musunuz? Burası her an her şeyin olabileceği bir yer.” “Gazetecinin kameraya sıçrayan kanı – Pınar Öğünç” okumaya devam et