Çiller döneminde köyünü şimdi evlatlarını kaybetti – Fatih Polat, Fırat Topal

Tansu Çiller’in başbakan olduğu dönemde köyü yakılan Çıkmaz ailesi, göç ettiği Cizre’de son sokağa çıkma yasağı döneminde iki evladını kaybetti.

Sokağa çıkma yasağının kalkmasının ardından Cizre’den ilk yansıyan karelerde, ilçenin savaşın büyük yıkımını yaşayan herhangi bir Suriye kentinden farkı olmadığı görülmüştü. Şimdi ise, bir yandan bu büyük yıkıma direnerek bir biçimde ayakta kalmayı başarmış evlerin duvarlarındaki kurşun deliklerinin sıvası yapılmaya çalışılırken, bir yandan da ‘güvenlik’ adı altında sürdürülen ablukanın baskısı hükmünü icra ediyor. “Çiller döneminde köyünü şimdi evlatlarını kaybetti – Fatih Polat, Fırat Topal” okumaya devam et

Reklamlar

Sur anlatıyor: Kim tamir edebilir ki kırılan kalplerimizi? – Ragıp Duran

Sur’un ana caddesi Gazi’de yarım gün boyunca dolaşıp esnafla konuşurken, İç Savaş dönemindeki Lübnan, Saddam sonrası Irak ve  İŞİD sonrası Suriye manzaraları ve konuları geldi dile ve gözlerimizin önüne. Hüzün tavan yapmış, çaresizliğe yaklaşmışlar. Ama her şeye rağmen Sur esnafı metanetli, içten içe direniyor:” Bu hep böyle gidecek değil ya….”

27 Mart 2016 Pazar günü sabahtan öğleye kadar Şeyhmus’la (Diken) Diyarbakır’da Gazi caddesini dolaştık.

Cumhuriyet’ten önce bu caddenin adı Bağdat Caddesi imiş, ama Cumhuriyet gelince her yerde ille bir Mustafa Kemal, Atatürk, Zübeyde Hanım caddesi olacak ya, burayı da Gazi caddesi yapmışlar… “Sur anlatıyor: Kim tamir edebilir ki kırılan kalplerimizi? – Ragıp Duran” okumaya devam et

Hakikati katletmek! – Ali Akel

DSCN2038

Hakikati, çırılçıplak katlediyorlar ve bunun görmezden gelinmesini istiyorlar.

Soru sorulmasını, içinde “niye, neden” kelimeleri geçen bir cümle kurulmasını istemiyorlar.

“Onların yanında” olmamızı istiyorlar. Yoksa “terörist” olacağımızı söylüyorlar.

“Ya bizim yanımızda olacaklar ya teröristlerin yanında olacaklar. Bunun ortası yok” diyorlar.

Hatırladınız değil mi bu cümleyi? 2000’in başında ABD Başkanı seçildikten sonra Irak işgali sırasında George W. Bush da aynı cümleyi kurmuştu: “My way or the highway.” “Hakikati katletmek! – Ali Akel” okumaya devam et

Diyarbakır’da esnaf hem yasta hem öfkeli: AKP’ye bir kez güvendik, bir daha asla! – Aysel Kılıç

Diyarbakır esnafı, “Türkiye’nin batısı bize sahip çıkmasa, kendi yaşamlarına da sahip çıkamaz. Bu zulümden ancak hep birlikte kurtulabiliriz” diyor.

Diyarbakır'da esnaf hem yasta hem öfkeli: AKP'ye bir kez güvendik, bir daha asla!

Sokağa çıkma yasağının sürdüğü, insanların evlerinin bodrumlarında hapsedildiği, sokak ortasında vurulduğu Diyarbakır’da ‘günlük yaşam’ da durma noktasında. Öğrenciler okullarına gidemiyor, çalışanlar işlerine adapte olamıyor. Ekmek ve su gibi en temel ihtiyaçları karşılayan, halkla en çok muhatap olan esnaf da ne satış yapabiliyor ne de can güvenliğini sağlayabiliyor. “Diyarbakır’da esnaf hem yasta hem öfkeli: AKP’ye bir kez güvendik, bir daha asla! – Aysel Kılıç” okumaya devam et