Erkan Çapraz ile Twitter üzerinden bir söyleşi – 14.04.2106

Screen Shot 2016-04-18 at 12.29.27 AM

Haber Nöbeti’nin amaçlarından biri çatışma ve savaş bölgelerinden haber akışı üzerindeki karartmaya karşı direnmek ve direnen gazetecilerin sesine ses katmak. Kurduğu Yüksekova Haber sitesinde yıllardır her çeşit baskıya rağmen halkın haber alma hakkı için yılmaz bir mücadele vermiş meslektaşımız Erkan Çapraz’la 14 Nisan 2016 akşamı Twitter üzerinden bir söyleşi gerçekleştirdik. Büyük ölçüde kendi olanaklarıyla Yüksekova Haber sitesini sürdüren ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Hakkari ve Yüksekova ve Hakkari temsilciliğini yapan Erkan Çapraz’a sorduklarımız ve çoğu içimize değen yanıtlarını sizler için aşağıda derledik… “Erkan Çapraz ile Twitter üzerinden bir söyleşi – 14.04.2106” öğesini okumaya devam et

Suriçi’nde Yarı-Ablukada Yaşam – Elif İnce

‘Haber Nöbeti’ için 24-25 Mart’ta Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, tarihi Suriçi’ndeydim. Burada aylardır süren sokağa çıkma yasağından sonra, savaşın tek izi yıkık dökük binalarda değil: yasaklı sokaklar ve adım başı polis kontrolü hala olağanüstü hali devam ettiriyor. Mahalleli evinin durumunu soruyor, esnaf mağduriyetten başka bir şey anlatamıyor. Ortak istekleri, yaşamın biran önce olağan akışına dönmesi.

Önce kısa bir hatırlatma: Diyarbakır merkez Sur ilçesi’nde sokağa çıkma yasakları Tahir Elçi öldürüldükten birkaç gün sonra, 2 Aralık 2015’te başladı. İçişleri Bakanı Efkan Ala, 9 Mart’ta “operasyonların sona erdiğini” açıkladı ancak basında yer alan haberlere göre yasaklar 17 Mart itibariyle hala bazı sokaklarda (“arama tarama faaliyetlerinin sürmesi dolayısıyla bir müddet daha”) devam ediyordu. Özetle, 4 aya yakın süren bir sokağa çıkma yasağından çıkmış bir Amed’deydik. “Suriçi’nde Yarı-Ablukada Yaşam – Elif İnce” öğesini okumaya devam et

Sur’un “yasaksız” tarafı – Ümit Kıvanç

Haber Nöbeti için 6. ekip olarak Diyarbakır’da bulunduğumuz bir haftalık dönem, Sur’daki çatışmaların son günlerine denk geldi. Sur’un “yasaksız” kısmında önce İMC televizyonundan arkadaşlarla dolaştık. Tam biz iki GBT taraması ve bir kimlik karşılaştırma işleminden sonra oraya girmişken operasyonun bittiği ilan edildi. Esnaf erkenden dükkânını kapatıyordu, bazılarıyla azıcık sohbet edebildik, o kadar.

Birkaç gün sonra, Sur deyince, Amed-Diyarbakır deyince akla ilk gelen isimlerden biriyle, yazar Şeyhmus Diken’le, yine “yasaksız” kısımda dolaştık. Kırk kişiyle selamlaşıldı, elli kişiden “hele gelin çay için” daveti alındı. Bunlardan bir kısmının dükkânı, evi -ya da kilisesi; çünkü bunlardan biri Keldanî kilisesinin yönetim kurulu başkanıydı- çatışma bölgesinde bulunuyordu, yerinde durup durmadığı, yıkılıp yıkılmadığı belli değildi. Şeyhmus ile birlikte önce artık oraların en eskisi sayılan saatçi Celal Usta’ya uğradık, kopmak üzere olan saat kayışımı tamir ettirdik. Böylece sırf işleviyle tanımlı, gayet manasız bir gündelik nesnenin ne yazık ki bolca acıya bulanmış bolca hatıra ile yüklenişine sebep olduk.

Sur (non-restricted area)

“Sur’un “yasaksız” tarafı – Ümit Kıvanç” öğesini okumaya devam et

“Big Brother Sur”u izleyen de izleten de yok! – Güliz Vural

15641

Geçtiğimiz hafta Haber Nöbeti ekibinin bir parçası olarak gittiğim Sur’da gözaltına alınmam bir yana, burada mahsur kalan insanların hikayesi dağladı içimi… Orada yıkılan aslında vicdanımızın Sur’ları…

Çok değil, Diyarbakır’a gitmeden saatler önce bir röportaj için, dünyayı kasıp kavuran “Big Brother” evindeydim. Perihan Mağden’in deyimiyle “gerçeklik”şovu! ““Big Brother Sur”u izleyen de izleten de yok! – Güliz Vural” öğesini okumaya devam et

Terörist mi, gazeteci mi, insan mı? (Diyarbakır İzlenimleri 1) – Pelin Cengiz

Terörist mi, gazeteci mi, insan mı?

 

Bölgedeki gazetecilerin çalışma şartlarını yerinde görmek, havuz medyası ve patron güdümündeki medya organları susarken ya da dezenformasyon yaparken, halkın haber alma hakkı için çalışanlarla birlikte olmak Haber Nöbeti’nin esas amacını oluşturuyor.

Diyarbakır’a iner inmez kentteki meslektaşlarla buluşmak üzere Azadiya Welat gazetesinin bürosuna geçtik. Orada Özgür Gazeteciler Cemiyeti Eşbaşkanları Hakkı Boltan ve Nevin Erdemir ile bir araya geldik. Son beş ayda bölgede gazetecilere yönelik uygulamalarla ilgili bilgi aldık. Son dönemlerde gazetecilerin gözaltı, tutuklama, başına silah dayama ve işkence gibi pek çok kötü muameleye maruz kaldığını dinliyoruz. Son rakamlara göre, Kürt coğrafyasından 36 gazeteci tutuklu. “Terörist mi, gazeteci mi, insan mı? (Diyarbakır İzlenimleri 1) – Pelin Cengiz” öğesini okumaya devam et

Sur’da isyan: Bizi TOKİ ile kandıramazlar – Ceyda Karan

Sur’da yürürken kaç kez yanımızdan başörtülü, ufak tefek kadınlar geçti. Hepsinin dilinde aynı söz “Allah sizden razı olsun”… Durup konuşmuyorlar bile, adeta fısıldayarak söylüyorlar. Sonradan idrak ettim ki sırf buraya, hallerini görmeye geldiğimiz için… “Sur’da isyan: Bizi TOKİ ile kandıramazlar – Ceyda Karan” öğesini okumaya devam et

‘Devlete de öfke var, PKK’ye de’ – Ceyda Karan

Memlekette şubat sonu ayazında ‘bahar gelsin’ demeye korkar olduk… Savaş oyun değildir, biliriz, aklımızla idrak ederiz. Başlatması kolay, bitirmesi zordur. İnsanlıktan yitiririz, kaçarı yoktur. Ahmet Arif’in “Yediveren Gül”ünün diyarı Diyarbakır’a gidince korkularım daha da arttı. Beş senedir Arap ellerini dolaşmaktan kalma reflekslerle düşündüm, baharın da, kara kışın da izine düştüm… “‘Devlete de öfke var, PKK’ye de’ – Ceyda Karan” öğesini okumaya devam et