Haber Nöbeti ve tarihe düşen notlar – Kumru Başer

“Gever’de geçen sene ihtişamla açan kardelenler, bu sene boynu bükük kaldı.”

Twitter’da önüme bir kaya ağırlığıyla düşen bu mesaj şu an ateş altında tahrip olan, giriş çıkışa yasaklı Yüksekova’da olan biteni dış dünyaya bildiren bir kaç gazeteciden biri, Bilal Tinar’a ait.

Bu tweet beni geçen yılın Mart ayında çıktığım Yüksekova, Diyarbakır ve Cizre gezisine geri götürdü. “Buralara geleceğimizin işaretleri neydi” diye düşündüm. Öyle ya gazetecilik biraz da hafıza tazeleme ve olan biteni siyasi ve tarihi yerine oturtma çabasıdır. “Haber Nöbeti ve tarihe düşen notlar – Kumru Başer” öğesini okumaya devam et

Reklamlar

Cizre’den sonra – Reyan Tuvi

Yıl, 1949. Cizre’nin yıkıntılarının arasında, aklımdan geçen bu cümle oldu. Sonra da Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç’un, 27 Ocak günü Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen 12. Kürt Konferansı’nda, mikrofona tutulan cep telefonundan söyledikleri… “Cizre’den sonra – Reyan Tuvi” öğesini okumaya devam et

Kadın bir gazetecinin gözünden:Cizîr’de 73 gün – Aslı Ceren Aslan

asya tekin

Amed: Şirnex’in Cizîr ilçesinde 14 Aralık 2015 tarihinden beri devam eden sokağa çıkma yasağı, 2 Mart günü resmi olarak kaldırıldı, bölgeden çekilen görüntüler katliamın boyutunu bir kez daha ortaya koydu. TC devleti tarafından 80 günün sonunda operasyonların bittiği duyurulsa da düne kadar süren sokağa çıkma yasağı ile ilçede katliamın delillerini kapatmaya çalışan TC devleti, kısmi olarak yasağı açarak ilçenin üzerinde “varlığı”nın olduğunu ispatlama çabalarına devam ediyor. Burjuva medya tarafından “Cizre halkı güvenliğinin sağlanmasının ardından evlerine dönüyor” şeklinde haberler yansıtılırken yasaklı mahallelerde tek bir ev bile ayakta değil ve bodrum katlarında katledilenlerin kemikleri moloz yığınları arasında. “Kadın bir gazetecinin gözünden:Cizîr’de 73 gün – Aslı Ceren Aslan” öğesini okumaya devam et