Metin Göktepe Ödülleri bugün sahiplerini buluyor

Haber Nöbeti Dayanışması’nın da jüri özel ödülüne layık görüldüğü 19. Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’ni kazananlar ödüllerini 10 Nisan 2016 akşamı (bu akşam) gerçekleşecek törenle alacak.

Innpera Hotel’deki programda saat 16’da moderatörlüğünü Nurcan Baysal’ın yaptığı ve Erdem Gül, Mehveş Evin ve Faruk Balıkçı’nın konuşmacı olarak katılacağı “Sur’dan Silivri’ye Olağanüstü Dönemde Gazetecilik” paneli gerçekleşecek.

Saat 17.30’da ödüller sahiplerine verilecek. Saat 18.15’te de kokteyl düzenlenecek. “Metin Göktepe Ödülleri bugün sahiplerini buluyor” öğesini okumaya devam et

Çiller döneminde köyünü şimdi evlatlarını kaybetti – Fatih Polat, Fırat Topal

Tansu Çiller’in başbakan olduğu dönemde köyü yakılan Çıkmaz ailesi, göç ettiği Cizre’de son sokağa çıkma yasağı döneminde iki evladını kaybetti.

Sokağa çıkma yasağının kalkmasının ardından Cizre’den ilk yansıyan karelerde, ilçenin savaşın büyük yıkımını yaşayan herhangi bir Suriye kentinden farkı olmadığı görülmüştü. Şimdi ise, bir yandan bu büyük yıkıma direnerek bir biçimde ayakta kalmayı başarmış evlerin duvarlarındaki kurşun deliklerinin sıvası yapılmaya çalışılırken, bir yandan da ‘güvenlik’ adı altında sürdürülen ablukanın baskısı hükmünü icra ediyor. “Çiller döneminde köyünü şimdi evlatlarını kaybetti – Fatih Polat, Fırat Topal” öğesini okumaya devam et

Cizre ve Sur için sekiz şiddetindeki deprem bile utandı! – Aysel Sağır

Cizre ve Sur’da neler yaşandı? Tamı tamına üç aydır buralarda yaşayan insanlar ne yedi, ne içti? Çocuklar, maruz kaldıkları ve tanık oldukları şiddet karşısında yaşadıkları derin travmalarla hangi cinnetin eşiğine itildiler? Ya yetişkinler… Gençlerin sığındıkları bodrumlarda kimyasal silahlarla yakıldığı söylenen, sokağa çıkanların çocuk yaşlı demeden vurulduğu bu yerlerde kim kazandı, kim kaybetti?

“Cizre ve Sur için sekiz şiddetindeki deprem bile utandı! – Aysel Sağır” öğesini okumaya devam et

Yasak boyunca Cizre’de olan Gazeteci Beritan İrlan: Cizre’de insanlığın nasıl öldüğünü gördüm – Cansu Pişkin

Cizre’de sokağa çıkma yasağı olduğu dönemde gazetecilik yapan DİHA Muhabiri Beritan İrlan yaşadıklarını anlattı: Sanki başka bir ülkeyi işgal edermiş gibi tanklarla ve zırhlı araçlarla kuşatılmıştı. Sürekli ölüm haberleri geliyordu. Çok yoğun top atışları oluyordu. Top atışları geldiğinde anneler zılgıt çekip o sesi durdurmaya çalışıyordu…

“Yasak boyunca Cizre’de olan Gazeteci Beritan İrlan: Cizre’de insanlığın nasıl öldüğünü gördüm – Cansu Pişkin” öğesini okumaya devam et

‘Ne çok seviyorsunuz Cizre’yi…’ – Şafak Timur

Fotoğraf: Vecdi Erbay
Fotoğraf: Vecdi Erbay

Yemyeşil çayır uzanıyor parlak güneşin altında. Güneş biraz alçalmış, ışıkları akşam güzelliğini vuruyor yeşilin üzerine. Cizre’nin hemen girişindeyiz.

Aynı araçta bulunduğumuz arkadaşlardan biri “İskoçya gibi,” diyor. Midyat – İdil arasındaki yeşil arazi üzerinde çiçek bozuğu gibi duran kayaların yerini uçsuz bucaksız olmasa da dümdüz yeşil çayır almış. Arkada Cudi, bir buğunun arkasında. Tepesinde karlar, mor mor duruyor.  “‘Ne çok seviyorsunuz Cizre’yi…’ – Şafak Timur” öğesini okumaya devam et

“Su gibi aziz olunmalı” – Ali Akel

DSCN1960Su olmadan canlı yaşamı olamıyor. Su uzmanı değilim. Ancak toprak, deniz ve atmosfer üçlemesinde su hareketindeki dengenin bozulması durumunda yaşamın sonunu getireceğini biliyorum.

Tarih boyunca yaşam, su boyunca su gibi akıp gitmiştir. ‘Hayat su gibi akıyor’ ifadesinin anlamı da bu olsa gerek.

Kur’an-ı Kerim’de de, “Her şeyi suda canlı kıldık” diye buyrulur.

Dicle Nehri’nin yanı başındaki Cizre, var olduğundan beri yaşamın su gibi aktığı bir yer. Dicle, tam burada kıvrılıp bir Cizre’ye bir ada görünümü kazandırdığı için ismini de oradan alıyormuş. Arap dilinde Cezire, yarımada anlamına geliyormuş. ““Su gibi aziz olunmalı” – Ali Akel” öğesini okumaya devam et

Cizre’den sonra – Reyan Tuvi

Yıl, 1949. Cizre’nin yıkıntılarının arasında, aklımdan geçen bu cümle oldu. Sonra da Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç’un, 27 Ocak günü Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen 12. Kürt Konferansı’nda, mikrofona tutulan cep telefonundan söyledikleri… “Cizre’den sonra – Reyan Tuvi” öğesini okumaya devam et