Amed’de ilk gün – Mürüvet Küçük

Benim için Amed mizahın derin acılar yaşamış halklara mahsus inceliklerini taşıyan bir kenttir. “Kırıklar”, dar sokaklar, sokaklardaki tablacılar, ciğerciler, kendine has kahve ve hep dinamik akan bir yaşamla özdeşleşmiş bir kenttir. Hani her kentin kendisine has bir ruhu, sesi, kokusu olur ya… Anlatılanlardan, okuduklarımdan, tanıdığım dostlarımdan edindiğim izlenimle Amed’in bendeki sesi, kokusu, ruhu da böyle bir sentezi ifade eder.

Havaalanından çıktığımızda bu Amed’i bulamayacağımı biliyordum. Sur’dan, Cizre’de yaşananlardan sonra bunu beklemek abes olurdu zaten. Bu ruhsal durum içinden olsa gerek son 100 gündür barut kokusuna kesmiş Sur, havaalanının çok uzağında olmasına rağmen ilk aldığım koku o koku oldu. Vahşet, direniş, her an patlamaya hazır bir sessizliğin sentezi olan uğultulu bir ses hissettim kulaklarımda. “Amed’de ilk gün – Mürüvet Küçük” okumaya devam et

Reklamlar