Haber için ‘nöbet’ tutmak – Ali Akel

photo_2016-04-01_09-45-44 (1)
Ali Akel (soldan dördüncü) Gün Tv’de meslektaşlarıyla birlikte.

Yaklaşık 20 yıl kadar önce Amsterdam’da Kürt sorunu ile ilgili bir toplantıyı izlemiş, sonrasında basın için ayrılan bölümde haberi yazmaya koyulmuştum. Sağ tarafımda aynı toplantının haberini yazan Türkiye’den bir meslektaşım, bilgisayarının ekranını bana çevirip, “Baksana, nasıl olmuş?” diyerek, yazmakta olduğu haberini gösterdi.

Böyle bir şeyi beklememenin şaşkınlığıyla attığı başlığın altındaki spotu ve haberin girişini okuyunca, haberin sonunun nasıl biteceğini tahmin etmek zor değildi. Toplantının gündeminden ve konuşulanlardan tek bir cümlenin bile olmadığı, tamamen kurgu bir haber. 90’larda yayımlanan bu tür haberler karşısında biz gazetecilerin savunması genellikle, “Ben haberi olduğu gibi yazdım ama yazı işleri değiştirdi” şeklindeydi ki, doğruydu bu. Çoğunlukla böyle oluyordu. Kürt meselesi ve benzeri ‘sorunlu’ konularda yazı işlerine teslim edilen haberler gazetelerin sütunlarında evrime uğrardı.

“Neden böyle yazıyorsun ki?” diye sorunca, “Ne yazarsam yazayım zaten değiştirecekler. Ben böyle yazayım hiç değilse fazla müdahale edemesinler.” Anlayacağınız, haberde yapılacak tahribatı minimuma indirme gayretindeydi.

Bugün dünden daha fecaat. Esasen, Türkiye’nin medya tarihinin kendisi fecaat. Özgür, bağımsız ve tarafsız bir medyadan söz etmek bugüne kadar ne yazık ki mümkün olmadı. Bugünü dünden feci yapan ise “ileri demokrasi” iddiasında bulunanların “Yeni Türkiye”sinde, habere ulaşmanın bile neredeyse imkansız hale gelmiş olması. Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana her iktidarın yaptığı gibi bu iktidarda, medyanın özgürlük alanını sıfıra indirgeyerek, yarattığı ‘tek sesli’ medya ile arzuladığı sistemi inşa etmeye çalışıyor.

Haber Nöbeti’ni, zor bir zamanda sadece ‘meslektaş dayanışmasının’ ötesinde değerli ve anlamlı kılan iki tarafı daha var diye düşünüyorum: İlki, elbette gazeteciler olarak haber verebilmek. Kamuoyuna haberi doğru, bağımsız, tarafsız ve özgür bir şekilde duyurabilmek. İkincisi ve bana göre en önemlisi, muktedirlerin kendileri veya belirli bir kesimin tahakkümünü öngören sistemi kurma inşasına karşı konulmuş olması. Sistem kurucuların ‘dilsel aygıtı’ olmaya ‘hayır’ denilebilmiş olması.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s