DİHA günlüğü – Yusuf Nazım

DİHA’nın mutfağında basın emekçileriyle bir gün geçirdik.

Günlük çalışma koşullarını, haber akışını, muhabirlerin üç dilde haber akışını nasıl yaptıklarına tanık olduk.

Kanın, acının, ağıtların eksik olmadığı bir coğrafyanın gerçeklerini, olanca zorluklarına rağmen dünyaya taşımaya çalışan bu insanlarla birlikte çalışmak, bir gün bile olsa dayanışmak güzeldi.
Haberler başka bir biçimde ve nitelikte akıyor burada. Ne tuhaf, önümüz bahar ama açan çiçekler, tomurcuğa duran ağaçlar, yeni bir mevsimin tazeliği değil buralarda. Haberler, hep iç burkan acı bir kıvamla akıyor buralarda. Çoğu haberin, ölümle bitiyor ne yazık ki son satırları; editörler ölülerin, yaralıların sayısını tartışıyor aralarında…

Kayapınar’da bir gün önce Hizbullah tarafından dört gencin vurulduğu, ikisinin öldüğü, birinin ağır yaralı olduğu, diğerinin hastaneden kaçtığı haberini getiriyor ajanstan iki genç arkadaş. On bir kurşunla ağır yaralı olanın konuşamadığı, doktora, ancak yazarak bilgi verebildiğini paylaşıyorlar.

Gaziler’de bir evin basılarak, daha önceden aranan bir gencin infaz edildiği haberi ise, heybelerindeki diğer haber… Ailesiyle röportaja gidiyorlar genç arkadaşlar.

Derken, bugün Sakarya Caddesi’nde üç gencin başları duvarlara vurularak gözaltına alınmaya çalışırken halk tarafından müdahale edildiği bilgisi ulaşıyor ajansa. Araya girmeye çalışan halkın üzerine ise gerçek mermilerle ateş edildiği…

Ajans binasında çalışırken aşağıda mühimmat kamyonları geçiyor bir yandan kolordu komutanlığına doğru. İzliyoruz… Kayda giriyor bir arkadaş pencereden. Kayda giriliyor ama artık haber değeri taşımakta bile güçlük çekiyor, sıradanlaşıyor bu tür şeyler buralarda.

Arkasından –şu anda, 17.57- Koşuyolu Parkı’nın içinde kolluk güçlerinin kum torbalarından yeni mevziler oluşturmaya başladıkları haberi geliyor ajansa…

Bahar başka bir dilde ulaşıyor buralara. Sokaklar tutulmuş, köşe başlarında siperler, mevziler, ne yana dönsen silahlı, maskeli adamlar; demirden, çelikten, zırhtan oluşmuş bir mevsim. Kime sorsan bir belirsizlik, nereye dokunsan acı, ne yöne dönsen bir çıkmaz. Belki de baharı olmayacak bu sene buraların…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s