Sur’dan Sesler: “Yeter ki Savaş Dursun” – Nevin Sungur

sur_afp_ilyas-akengin
Fotoğraf: İlyas Akengin /AFP

4. Haber Nöbeti ekibinde yer alan bağımsız gazeteci Nevin Sungur’un Diyarbakır’da derlediği söyleşilerden ve ses kayıtlarından oluşan kısa bir bir radyo belgeseli 4 Mart’ta Açık Radyo’da yayımlandı.

Belgeseli bu bağlantıya tıklayarak dinleyebilirsiniz.

23 Şubat, Diyarbakır

. Sokağa çıkma yasakları başlamadan önce 24bin olan Sur ilçesinin nüfusu bugün 2bine düşmüş.  Yüzlerce dükkan kapanmış, binlerce insan işsiz kalmış. Evlerin duvarlarında hâlâ yasak günlerinden kalma kurşun izleri göze çarpıyor. Bazı evler yakılmış, bazıları yıkılmış. Kapalı dükkanlarının önünde çaresizce oturan insanlar var.

. “Gidecek yerimiz yok, nereye gideceğiz? Ne yapalım kalıyoruz, güvenli olsa da olmasa da… Mecburen kalıyoruz, gidecek bir yerimiz yok. Zaten evimiz yandı…”

. Diyarbakır’da yaşanan sevinçleri, aşkları hasretleri ölümleri anlatan dengbejlik geleneği Kürt kültürünün en eski sözlü edebiyatı. Bir zamanlar bahçesinden kalabalıkların eksik olmadığı dengbej evi bugün sessiz, hüzünlü ve yaralı: “Olaylardan önce burası gerçekten insanların gelip görmek istediği bir yerdi dengbejlerimizin sesi burayı inletiyordu.” (Turizm sorumlusu Mahmut Şimşek .yasak döneminde dengbej evinin de hasar gördüğünü anlatıyor.)

. “Bundan 20 gün öce bir sabah geldiğimizde bu kapıların kırılmış olduğunu gördük, bu bizim mahsenizimizdir diyarbakırın o tarihi evlerinde mahzen bölümü yakıldı kapılar pencereler kırılarak içeri girildi, bu sizin gördüğünüz temizlenmiş hali.”

. Patlama sesleri kesilmeden devam ediyor. Sürekli bombalanan bu mahallelerde  aralarında çoluk çocuk, yaşlı ve yaralıların da bulunduğu yaklaşık 200 sivilin bodrum katlarında mahsur kaldığı söyleniyor. Valilikçe yapılan açıklamaya göre sivillerin tahliyesi için yaşam koridoru oluşturma ihtimali var. Ancak henüz bir sonuç alınabilmiş değil. İçerde mahsur kalanların aileleri, komşuları çaresizce beklemeye devam ediyor. “Hergün o tankların topların seslerini dinliyoruz, biliyoruz ki o tanlklar o toplar patldığında mutlaka birileri yaralanıyor, ölüyor. Çoluk var çocuk var, hala sivil insanlar var orada bu da ayrı bir acı veriyor bize. Biz burada eskiden şenlik yapıyorken, biraz neşeleniyorken bugün gelip derin derin oturup top seslerini dinliyoruz.”

. Soru:  “Bu saatten sonra barış olacak mı? Olur mu?”

“İnşallah olsun diyoruz, olsun diyoruz, biz barıştan yanayız, olmasını istiyoruz, ama bu şekilde barış kesinlikle olmaz.”

“Hepmiz öyle istiyoruz, kimse ölmesin, analar ağlamasın, bu gençler ölmesin kimse ölmesin. Biz barış istiyoruz, biz savaş istemiyoruz, bak evden çıkmışız dışardayız yine de bu savaş bitsin, biz dışarda kalak, hiç bir şey olmaz, insan yıllarca dışardadır bir şey olmaz, üç aydır dışardayız, yine razıyız biz yeter ki savaş dursun…”

. Bütün barış çağrıları, çabaları sonuçsuz, cevapsız  kalıyor. Diyarbakır herkesin gözü önünde adım adım savaşa sürükleniyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s