#HaberNöbeti izlenimleri: Sur’un sesleri ve yüzleri- Semiha Şahin

etha-20160308-sur-nobet-05

Savaş uçaklarının sesi karşıladı. Bomba sesleriyle devam etti. Yaklaşık 100 gündür Sur’da abluka var. Tarihi kenti korumak için yapılan tarihi surlar, bu kez polis barikatlarıyla kuşatılmış, ablukaya alınmış. Sur’da yok etme siyasetine karşı ise varlığını savunma direnişi. Helikopter ve bomba sesleri arasında yüzlerde öfkenin ve acının izleri.

Haber Nöbeti’nin 6. ekibinde yer almak için sabah saatlerinde Diyarbakır’daydım. Ekibin diğer bileşenleriyle buluşmaya bir kaç saat var. Havaalanından Bayındır bölgesine kadar kentte bir sakinlik hakim. Trafik akıyor, insanlar günlük işlerine devam ediyor. Tek tük görülen TOMA ve zırhlı araç dışında özel bir hareketlilik yok diye düşünürken, savaş uçakları bu sessizliği yırtıyor.

Azadiya Welat gazetesi buluşma yerimiz. Ümit Kıvanç, Reyhan Yuvi, Ali Akel, Mürüvet Küçük ve Eyüp Tatlıpınar bir araya geldik. Durum bilgisi aldıktan sonra planlama yaptık.

Meya-Der nöbetimizin ilk durağı. Dernek eş başkanları Ayşe Dicle ve Hasan Pençe bizi karşıladı. Soru sormak oldukça zor. Toprağa verilen, verilmeyen yada teşhis edilmek için bekletilen onlarca cenaze için ilk başvuru merkezi onlar. Yitirdiklerinin acıları, yeniden yeniden depreşiyor. “Nasılsınız?” demeye dilimiz varmıyor. Anlatıyorlar sırayla, dernek kuruluş amacını, faaliyetlerini ve son süreçte yaşananlarını. Suskunluk bir yandan, bir yandan da öğrenilmesi, açığa çıkarılması gereken gerçekler. “Güçlü olmak zorundayız. Başka çaremiz yok” sözleri yaşananların özeti oluyor.

‘SUR’DAN BOMBA SESLERİ’

İkinci durağımız SES Diyarbakır Şubesi… Sokaklar kalabalık. Okul önlerinde öğrenciler, gençler. Bir sokak müzisyeninin ezgilerine alkış ve nakaratlarla eşlik ediyorlar.

Tebessümle geçiyoruz yanlarından. SES’te Şube Başkanı Ramazan Kaval ve yöneticiler karşılıyor bizi. Başkan Kaval konuşmasına başlıyor. Bir anons aracının sesi yükseliyor. 8 Mart kutlamalarına çağrının sesi. Araç geçiyor, sesinin izini bırakarak. Biz devam ediyoruz…

İki gün önce kente gelen Radikal yazarı Ümit Kıvanç, “Bugün bomba sesi duymadım Sur’dan” demesinin üzerinden saniyeler geçmedi ki bir patlama sesi geldi.

Bilgilendirme ve görüşme tamamlandıktan sonra ekip kendi programlarına geçti. Sur’daki bombalamaların ayrıntıları da gelmeye başladı. “Sur’da üç bina tank atışlarıyla yıkıldı. 50’ye yakın yaralı var.”

Burada yaşanan duruma dair herkesin ayrıntılı bilgi sahibi olmasına rağmen, kulağımıza gelen her bomba sesi, göz temaslarımızı artırıyor. Altı mahallede abluka devam ediyor, “Sur yine bombalanıyor.”

SURLARI ÇEVRELEYEN POLİS BARİKATLARI

Tarihi Diyarbakır’ı çevreleyen tarihi surlar, devletin bariyerleriyle bir değil, bir kaç sıra çevrelenmiş. Sur’u Diyarbekir’den, Sur’u Amed’den, Sur’u Diyarbakır’dan saklıyor.

Her bir kapıda zırhlı araç, ağır silahlarıyla polisler, özel timler bekliyor. Kimlik kontrolü ve aramanın ardından Sur Belediyesi’ne gidiyorum. Belediye çalışanı karşılıyor. Bir görevliyle birlikte nöbetin devam ettiği Dicle Fırat Kültür Merkezi’ne gidiyoruz. Yollar ıssız. Sessizliği helikopterler bozuyor, bir de evinin önünde her şeye rağmen oyun oynayan çocukların sesi. Top oynuyorlar, bir yandan da marşlar mırıldanıyorlar. ”Biliyor musunuz, 1400 yıllık Ulu Cami’de üç aydır Cuma Namazı kılınmıyor. Tarihinde olmamış bir şeyi yaptılar” şaşkınlığı, öfkesi içinde yol boyunca yaşananları anlatıyor bana eşlik eden belediye görevlisi.

Tek tük bomba sesi. Helikopter uçmaya devam ediyor.

Yakınlarından haber almak isteyenler Dicle Fırat Kültür Merkezi’nde. Yüzlerde endişeli bekleyişin izleri. Kimilerinin gözleri buğulu. Birbiri ardına yakılan sigaralar. Birbirinin elini tutanlar, sarılanlar, gelişmeleri başka yakınlarına anlatanlar… Sessizlik yine…

‘SİVİLLER BOMBALANIYOR’

HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp’le kapıda karşılaşıyoruz. Acısı, öfkesi yüzünde. Görüşme talebimi “Biraz soluklanayım” sözleriyle yanıtladı.

Soluklanmak ne mümkün. Bir yandan Ankara’yla görüşmeye çalışıyor, bir yandan kendisine soru soran ailelere yardımcı olmaya çalışıyor. Helikopter ise hiç soluk vermiyor, arada bomba sesleri…
“Ne anlatayım ki artık?”

Haksız mı? Aylardır anlatıyor, aylardır haykırıyor, aylardır acıları paylaşıyor, aylardır cenaze kaldırıyor.

Zor olsa da, tekrar olsa da yine de anlatıyor Yiğitalp: “Sur’da siviller çıkarılmadan bombaladılar. Buradaki insanlar yakınlarının durumunu izliyor. Kardeşleri, çocukları, aileleri, yakınları olanları izliyor. Bunları izleyerek bir yaşam sürdürülmeye çalışıyorlar. Bu çocuklar bunlarla büyüyor. Hangi psikolojiyle şekilleniyor çocuklar? Bu katliamların ruhunu, bedenini nasıl etkileyebileceğini tahmin etmek gerek. Hala top atışları devam ediyor. İnsanlığın en dibe vurduğu dönemden geçiyoruz. Diyecek bir şey bulamıyorum.”

‘BU BOMBALAMALAR BOŞUNA ÇABA’

Çeşitli boyutlarıyla 40 yıldır süren bir savaş. Yoğunluğu düştü, yükseldi. Görüştüğümüz bir Diyarbakırlının sözüyle “Bu hareket 100 kişiyken bitirilemediyse, bu aşamada bombalarla mı bitirilecek. Şimdi bir halk savaşıyor. Nice insan yitirildi, bitirilemedi. Boşuna çaba. Bu halk yenilmez.”
Semiha Şahin (@semihasahin2013) – ETHA/DİYARBAKIR

Bu haber Haber Nöbeti bloğuyla birlikte, ETHA’da yayımlandı.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s