Haber Nöbeti’ne katılıyorum. Çünkü… – Gökhan Yılmaz

Aylardır abluka altına alınmış, tanklarla girilmiş şehirlerden sağlıklı haberler gelmiyor.. Bölgeden yansıyan fotoğraflar sanki film sahnesi gibi..

“10 büyüklüğünde bir deprem mi oldu?

Göktaşı mı düştü?

Tsunamiden sonra sular çekilince ortaya çıkan görüntüler mi bunlar?”

diye düşünürken, birden irkiliveriyorsunuz.

Büsbüyük olduğunu iddia eden bir devlet, yıllarca barış umuduyla oyaladığı halkın şehirlerine tankla girmiş..

Gerekçe ne olursa olsun, ne maksatla yapılırsa yapılsın hangi vicdan bunu kabul eder ki?.. Etmedi..

Bireyin hiçbir şekilde devlet için feda edilemeyeceğini savunan ben,

“bir gemide bir tek mâsum, dokuz câni olsa, yine o gemi hiçbir kanun-u adaletle batırılmaz” düsturuna inanan ben..

..elbette ki “3-5” teröristi “halletmek” için koca bir şehrin abluka altına alınmasını kabul etmeyeceğim..

Edemem…

Edersem insanlık vasfımı kaybeder hayvandan daha aşağı bir mahlukmuşum gibi hissederim…

**

Evet, Saray’a bağlı ‘ideal medya’ hemen her gün ilgili makamlardan aldıkları bültenleri halka ‘servis’ ederken; teröristlerin canına okunduğundan, terörün belinin kırıldığından birkaç güne kadar bölgenin tamamen temizleneceğinden dem vuradursun, sokak ortasında günlerce kalan cenazeler, annesinin kucağında vurulan bebeler çok da fazla gündeme gelmedi..

Geldiyse de hep bir algı operasyonunun malzemesi olarak kullanıldı.

Örgüt; bütün bunlara devletin sebep olduğunu savunurken, Devlet de, örgütün propaganda amaçlı kullanmak için masumları hedef aldığını söyledi.

Netice ne olursa olsun, tepişen filler çimleri ezdi..

Binlerce insan evinden oldu…

Yüzlercesi kirli bir savaşın kurbanı oldu…

Olmaya devam ediyor…

Öncelikle şunu söyleyeyim özellikle devlet ağzı ile yapılan haberlerin hepsine mesafeliyim…

Çünkü devleti ziyadesiyle tanıyorum.

Örgüt adına yapılan haberlere de mesafeli yaklaşıyorum..

Bölge halkı adına haber yapanları tanımak için nöbete katılıyorum.

Gerçeği kendi gözlerimle görmek için gidiyorum.

Hangi sebeple olursa olsun savaşı reddeden biri olarak, “Bu kanlı oyunu durdurun” diye haykırmak için nöbete katılıyorum…

“Film sahnesinden alıntı gibi görünen fotoğraflar gerçek mi?” diye merak ettiğim için Nöbete katılıyorum.

Bölgeden gelen haberler gerçek mi yerinden görmek için nöbete katılıyorum..

Bugün, kasklı-kalkanlı polislerin gözü önünde elleriyle çiçek eken çocukların resimlerini gördüm..

Geleceğe dair az da olsa hala umudum var.

Barışa, kardeşliğe, eşitliğe olan umudumu yeşertecek birkaç kareyi görme umuduyla haber nöbetine gidiyorum..

Ama korkuyorum da bir yandan..

Ümidimi hepten kaybetmekten korkuyorum…

Barış umuduyla oyalanan bir halkın barışa olan inancını kaybettiğini görmekten korkuyorum..

Korkmak ne kelime, karnımda filler tepişiyor, dehşete kapılıyorum..

Gökhan Yılmaz – Yeni Asya

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s