Gözaltı gerekçesi: Radyo vericisi, Kürtçe deyim, haber notları…- Semra Çelebi

dyb-19-02-16-semra-gazeteciler-rop3

Haber Nöbeti için Diyarbakır’da bulunan Gazeteci Semra Çelebi, 3 gün gözaltında tutulan Özgür Gazeteciler Cemiyeti Eşbaşkanı Nevin Erdemir ve Özgür Gün Radyo programcısı Ahmet Gülmez ile görüştü. Çelebi, Erdemir ve Gülmez’in gözaltına alınma nedenlerini gülerek anlattığını ve “Radyo vericisini bomba imalatında kullanıp kullanmadığımız, Kürtçe deyimin şifre olup olmadığını sordular. Bölgede gazetecilik yapmak böyle bir şey” sözlerini paylaştı.

Kürdistan’daki meslektaşlarıyla dayanışmak için Diyarbakır’da bulunan gazetecilerden Semra Çelebi, geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan Özgür Gün Radyo programcıları Nevin Erdemir ve Ahmet Gülmez ile gözaltı süreçlerini görüştü. Çelebi’nin DİHA için kaleme aldığı haber şu şekilde:
Özgür Gün Radyo programcıları Nevin Erdemir ve Ahmet Gülmez, 3 günlük gözaltına alınma nedenlerini gülerek anlatıyor; “Radyo vericisini bomba imalatında kullanıp kullanmadığımız, Kürtçe deyimin şifre olup olmadığını sordular. Bölgede gazetecilik yapmak böyle bir şey…”

Haber Nöbeti’nin ikinci gününde çalışma yerim aynı zamanda bir radyocu olduğum için Özgür Gün Radyo oldu. Aslında burada çalışmamın baş nedeni, Amed’e vardığımızda iki çalışanının gözaltında oluşuydu. Görüştüğümüz hemen her gazeteci, Nevin Erdemir ve Ahmet Gülmez’in tutuklanacağını düşünüyordu. Bunun nedeni polisin elinde güçlü deliller olması değil, bölgede uzun zamandır gazetecilerin komik gerekçelerle tutuklanmalarıydı. Zira Beritan fazla “heyecanlı” olduğu için, Nedim facebooktaki paylaşımlarından cezaevindeydi. O zaman Nevin ve Ahmet’in tutuklanmaması için bir neden yoktu…

Neyse ki cezaevindeki tutuklu gazetecilerle dayanışmak için o ünlü Diyarbakır Cezaevi önünde nöbet tutup arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını talep ettikten birkaç saat sonra Nevin ve Ahmet, kendilerinin de şaşırdığı şekilde serbest bırakıldı. Ben Özgür Gün Radyo’da onlar için dayanışma nöbetindeyken çıkıp geldiler, tüm radyo ve tv çalışanlarının coşkulu karşılamaları eşliğinde…

‘Bir gazeteci not tutmaz mı?’

Özgür Gün Radyo programcısı Ahmet Gülmez’in önceki gün olması gereken Özel Gündem programını Haber Nöbeti için Diyarbakır’da bulunan Gökhan Biçici yapmıştı. Biz de Ahmet ile hemen stüdyoya girip bir program yaptık. İlk defa gözaltına alınan Ahmet Gülmez’in anlattıkları traji-komik halimizi özetler gibiydi; “Yanımda uzun süredir bölgede yaşanan savaşa dair haber toplantısında aldığım notlar vardı. Notlarda YPG, PKK gibi örgütler geçiyordu. Bunun üzerinde çok durdular, defalarca bunları neden yazdığımı sordular. Haber notları olduğunu ve araştırmak üzere yanımda taşıdığımı söyledim. Yine G20 zirvesine dair aldığım notlara dair ‘G20 nedir?’ diye sordular. Bir gazeteci not tutmaz mı? Bu çok mu garip bir şey? Sonra cebimde çok sevdiğim bir Kürtçe deyim vardı, onu ezberlemeye çalışıyordum. Bunu oradaki Kürt bir polis arkadaşa sordular, o bilmiyorum deyince bunun şifre olduğunu düşünüp defalarca ne demek istediğimi öğrenmeye çalıştılar. Çıktıktan sonra şakayla karışık ‘artık yanımda hiçbir şey taşımayacağım’ dedim. Sokağa çıkmamız bile tehlikeli çünkü bölgedeki gazeteciler aynı zamanda potansiyel suçlu. Bunun nedeni de tek elden dikte edilen bilgileri değil de gerçeği haber yapmaya çalışmamız…”

Yol kontrolünde gözaltı

Özgür Gazeteciler Cemiyeti Eşbaşkanı ve Özgür Gün Radyo Yayın Koordinatörü Nevin Erdemir, Diyarbakır’dan Mardin Kızıltepe’ye giderken rutin yol kontrolü sırasında gözaltına alındıklarına dikkat çekiyor. “Hiçbir neden gösterilmeden gözaltına alındık. Gözaltına alındıktan sonra bize yanımızdaki haber notları nedeniyle alındığımız belirtildi. Bunu da üç saat sonra savcılıktan gelen gözaltı kararıyla öğrendik. 24 saatlik gözaltından sonra ek gözaltı süresi alındı. İki günden sonra ifadeye alındık ve bu da resmi ifadeden çok ‘sohbet’ adı altındaki sorgulama biçimiydi.”

2011 KCK Basın Dosyası’ndan yargılanan Nevin Erdemir’in gözaltına alınmasının en önemli nedeni bu dava oluyor. Dört gün boyunca “örgüt adına basın faaliyeti” yürütmekle suçlanıyorlar. “Kürt olman gazeteci olman ve eski bir davam olması potansiyel suçlu olarak görülmen için yeterli” diyen Erdemir gözaltında İnce ve çıplak arama dayatıldığını ancak savcıyla görüşüp bunu yaptırmadıklarını belirtiyor. Bununla ilgili de polisin görevini yapmayı engellemekten dolayı kendilerine ikinci bir dava açılacağı belirtiliyor. Hastanede de 10 erkek polisle birlikte muayenehaneye sokulduğunu itiraz edince doktorla baş başa kalabildiklerini söylüyor. Erdemir “Belki ilk kez gözaltına alınan veya hukuki prosedürü bilmeyen pek çok insan polislerin fiili uygulamalarıyla karşı karşıya kalacaktır. Aslında ince ve çıplak arama da bir nevi psikolojik işkence” diyor.

Radyo vericisinin tamiri…

Nevin Erdemir, eski davasının gözaltına gerekçe gösterilmesine rağmen Ahmet Gülmez gibi üzerlerinden çıkan bazı eşyaların da polis tutanağında delil olarak sunulduğuna dikkat çekiyor: “Ahmet’in haber toplantısında aldığı notlar delil olarak sunuldu. Benim için hiçbir şey olmadığı için ‘radyonun vericisinin ve kablosunun tamiri ve bakımı, el emeği, yol masrafı 650 TL’ yazan 24 Kasım tarihli, çantanın bir köşesinde kalmış bir not delil olarak sunuldu. Yine bende Kürtçe bir şiir çıktı. Bana vericiyle ne kastedildiği, kablonun ne için olduğu soruldu. Emniyet’in hazırladığı tutanakta bunlar ‘PKK’nin yollara döşemiş olduğu bombalara düzenek hazırladığı kablolar’ şeklinde yazılmış. Oysa bizler radyocuyuz. Bomba düzeneği için kimse ‘el emeği ücreti’ almaz heralde. Hakim dönüp şunu sordu: ‘neden bu kadar ucuz?’ tabi hep birlikte güldük. Yine Kürtçe şiirde, ‘Berivan, Leyla, Dilan’ gibi kelimeler geçiyordu, bunların da örgütün lider kadrosundaki isimlerin olduğu ve onlara sempati yarattığımız gibi iddialar yer aldı. Yine bu noktada da radyocu olduğumuzu, şiir programları yaptığımızı ifade ettik hakime. Yine facebook paylaşımlarımız da soruldu.”

Bölgede Gazeteci olmak…

Nevin Erdemir’e bölgede gazetecilik yapmanın ne demek olduğunu da soruyorum, sözler çarpıcı: “Bölgede gazeteci olmak ölümü göze almak demektir. 90’larda Apê Musa’ların, Hafız Akdemir’lere onlarca gazetecinin katledildiği, 2000’lerde tutuklamaların kapatmaların sansürlerin olduğu bir coğrafya. 7 Haziran’dan beri yine aynı şeyleri yaşıyoruz. AKP hükümetinin Kürdistan’da açtığı savaşı meşrulaştıran bir medya gerçeği var. O yüzden ne olursa olsun bize çok iş düşüyor. O yüzden haber nöbetinin buradaki işlevini de çok yararlı buluyorum.”

Semra Çelebi/@celsem – Özgür Radyo/Diyarbakır

Bu haber, Haber Nöbeti bloğuyla birlikte DİHA’da yayımlandı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s