Sur’un yürekli gazetecisi için ses ver – Mehveş Evin

DİYARBAKIR- Sur’un daracık, kadim sokaklarında, abluka altındaki mahallelerden gelen top seslerinin eşliğinde yürüyoruz. Herhangi birini korkudan havaya fırlatacak şiddette ve sıklıkta yapılan top atışı, helikopter uğultusu ve savaş uçaklarının her zamankinden daha alçak uçuşu, aylardır tedirginlik içinde yaşayan Sur halkını artık canından bezdirmiş. Hele aralarında bir bebeğin de olduğu, 200 kadar insanın bodrumlarda mahsur kaldığını ve Cizre’deki gibi bir katliam yaşanabileceği endişesi varken, kimsede ne huzur kalmış, ne uyku…

Haber nöbeti için geldiğim Diyarbakır’da, gencecik bir meslektaşım da Sur’da 79 gündür mahsur. DİHA kameramanı Mazlum Dolan, henüz 23 yaşında, yani oğlum yaşında. Kobane’de, Maraş’ta, en zorlu koşullarda birlikte çalıştığı arkadaşları, umutla kurtulmasını bekliyor. Çok sevildiğini, mütevazı, cana yakın ve gözü pek bir gazeteci olduğu belli. Haber için gittiği Sur’dan, belki çıkmak için fırsat bulmuş olsa bile, çıkmamış. Bunda hem mesleki sorumluluk, hem de buralı olmasının etkisi var: Sur’un sokaklarında doğup büyüyen Mazlum, evden ayrılacakken ‘yasağa yakalanan’ ailesini geride bırakamamış…

Mazlum, kuzeninin ailesiyle birlikte sığındığı bodrum katından, fırsat buldukça haber geçmeye çalışıyor. Sur’da, “yasaklı olmayan” mahallede yaşayan akrabaları Edibe Tarmuklu ile görüşme fırsatı bulduk. Genç kadın, ailesinden en son dün akşam saat 20.00’de haber aldıklarını ve “Bir nokta kaldı, bize geliyorlar. Sadece bize dua edin” dediklerini aktardı. Abluka altındaki mahallelerde elektrik kesik. Şarj etme imkanı olmadığı için sadece birkaç dakikalığına telefonu açtıklarından, çok kısa konuşup hemen kapatmak zorunda kaldıklarını söylüyor Tarmuklu.

Kucağındaki 2 aylık bebeğiyle her top atışında “ya onlara bir şey olduysa” diye yerinden fırlayan Tarmuklu, fotoğrafını çekmemizi istemiyor. Genel anlamda Sur’un kadınları, büyük bir korku içinde yaşıyor. Abluka altında olmayan mahallelerde bile güvenlik güçlerinin kapı kırıp içeri girmesi, sorgulaması olağan. Yasaklar sırasında evlerini boşaltanlar, döndüklerinde evlerinin karargah gibi kullanıldığını anlatıyor.

Basına güven yerlerde. Nasıl olmasın? Medyanın gerçekleri yansıtmadığını, halkın yaşadıklarını anlatmadığını veya yanlış aktarıldığını, örnekleriyle anlatıyorlar. Keşke gazeteciler, servis edilen bilgileri kopyalayıp yapıştırmak yerine, kendi gözleriyle, kulaklarıyla, yürekleriyle Diyarbakır’da neler yaşandığına bizzat tanık olsa… Medya, rahat koltuklarını terk etmeyi göze alamadığı sürece gerçeklerden de bir o kadar uzak kalıp, mesleğine ve kendi insanına yabancılaşmaya mahkum.

Mazlum Dolan gibi yürekli gazeteciler olmasa, neler olduğunu belki hiç öğrenemeyeceğiz. Bizlere düşen, Mazlum ve diğer siviller için en azından bir “yaşam koridoru”nun açılmasını ve abluka altındaki bölgeden çıkarılmalarını talep etmek. Hangi bölgeden, hangi görüşten, hangi inançtan olursa olsun, gazeteciler yaşamı savunmakla yükümlü, ölümü değil!

Bu haber, Haber Nöbeti bloğuyla birlikte DİHA’da yayımlandı.

Reklamlar

1 thought on “Sur’un yürekli gazetecisi için ses ver – Mehveş Evin”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s