ACİL ÇAĞRI: Mazlum, ikinci Rohat’ımız olmasın

  

Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Arzu Demir, ‘Haber Nöbeti’ tuttuğu DİHA’da diğer sivillerle birlikte saldırı altındaki Sur’da mahsur kalan muhabirimiz Mazlum Dolan’ı kaleme aldı. Dünü, bugünü ve Mazlum’u anlatan Demir, onun gibi Cizre’de sığındıkları bodrum katında katledilenler arasında bulunan, kimliği henüz teşhis edilemeyen Azadiya Welat Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü Rohat Aktaş’ı hatırlattı.

DİHA’daki Haber Nöbeti’ni sürdüren Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Arzu Demir, 79 gündür kuşatma altındaki Sur’da, yaklaşık 200 aile ile birlikte sığındıkları bodrum katlarında mahsur kalan muhabirimiz Mazlum Dolan’ı yazdı. Çatışma koşulları altında bölgede gazetecilik yapmanın zorluğunu ve ardı ardına yaşanan cinayet ve katliamlarda hayatını kaybedenlerin ‘rakam’ ile ifade edilir hale büründüğü ortamda, yıllardır yaşadığı mahallesi olan Sur’da mahsur kalan Mazlum’u anlatan meslektaşı Demir, onu 90’lı yıllarda Diyarbakır’da JİTEM’in infazlarının gölgesi altında çalışan Kürt gazetecilerin hikayesinin anlatıldığı Press filmindeki Fırat karakterine benzetti.

Arzu Demir’in Mazlum’u anlattığı o haberinde şunları kaleme aldı:

” Haber Nöbeti için bulunduğumuz Diyarbakır’da meslektaşlarımızın kelimenin gerçek anlamıyla can güvenliğinden yoksun bir şekilde gazetecilik yaptığının somut bir örneği var karşımızda: Sur’da bir evin bodrum katında mahsur kalan DİHA muhabiri Mazlum Dolan.

Savaş, tüm gerçeği kararttığı ve önce hakikati öldürdüğü için insanların hikayeleri de kısa sürede önce bir isme, sonra bir rakama dönüşebiliyor. Buna engel olabilmek ise bu hengamenin içinde pek de mümkün görünmüyor.

Ancak yine de Mazlum Dolan’ı anlatarak başlayalım.

İş yoğunluğunun giderek arttığı DİHA’nın Diyarbakır bürosunda Mazlum’u, editörlerden Ramazan Peköz anlattı: “Mazlum iki yıl önce ajansımıza geldi. Diyarbakırlı ve ailesi Sur’da yaşıyor. Önce teknik serviste çalışmaya başladı. Ancak çok yetenekli bir arkadaşımızdı. Kısa sürede kamera kullanmayı öğrendi ve kameraman oldu. Ardından canlı yayın ekibinde görev aldı ve rejideydi. Sokağa çıkma yasakları başladığı günlerde de artık muhabirliğe adım atmıştı.”

Mazlum anlatılanlara göre, 1990’lı yılların ortalarında Özgür Gündem gazetesinin Diyarbakır bürosunda JİTEM’in infazlarının gölgesi altında çalışan Kürt gazetecilerin hikayesinin anlatıldığı Press filminin, karakterlerinden Fırat’a benziyor.

Yönetmen Sedat Yılmaz’ın çektiği filmde Fırat, elinden her iş gelen, yokluklar içinde varlıklar yaratan ve her türlü pratik sorunlara çözümler üreten, “her gazeteye gerekli” çalışandı.

Yavaş yavaş muhabirliğe doğru da ilerlemeye başlamıştı ve filmin sonunda katledilen bir muhabirin haberini yazmak ona düşmüştü.

Film devam ediyor, 1990’lar da öyle.

Şimdi Mazlum’un hayatı risk altında.

Mazlum, 2 Aralık’tan bu yana Sur’dan haberler geçiyor.

Sur’da görev yapmayı çok istedi ve genç olduğu için tereddüt eden arkadaşlarını da “Ailem orada, tüm bölgeyi çok iyi biliyorum ve haber kaynaklarım da çok” diyerek ikna etmeye çalıştı.

Karartma ve manipülasyonla birlikte psikolojik savaşın da sürdüğü bugünlerde, geçtiği haberleri ile savaşın hakikati öldürmesine izin vermedi. Halkın gerçeği öğrenme ve bilgi edinme hakkının güvencesi oldu. Sur’da neler yaşandığına dair öğrendiğimiz her haberde O’nun emeği var. Bu unutulmasın.

Mazlum, dün kendisi ile ilgili haber geçti. “Bir evin bodrum katına sığındık. Yanımda aileler var. Burası Cizre gibi olabilir” dedi.

Bir gazeteci kendi haberi yapmak zorunda kaldı.

Mazlum hem meslekte genç hem kendi genç. Henüz 1993 doğumlu.

Ancak buna rağmen çok önemli mesleki görevler yerine getirdi. Kobanê kuşatması sırasında, halkın Suruç direnişine takip etti.

HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Mazlum’un Suruç’taki gazeteciliğine tanık: “Mazlum’un Kobanê sürecinde tanıdım. Suruç’a gelmişti ve gazetecilik yapıyordu. Onu o günlerde iyice tanıma imkanı buldum. Çok emekçi bir insan. Halka yönelik katliamların olduğu her yerde gazetecilik yapmanın ahlaki sorumluluk olduğunu düşünen ve bunu yapan bir genç bir gazeteci.”

Gazetecilik meslek örgütlerine “Mazlum’un durumu karşısında sessiz kalmayın” çağrısını yapan Sarıyıldız, Cizre’de katledilen Azadiya Welat Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü Rohat Aktaş’ın durumunu hatırlattı.

“Devlet Cizre’de 21. yüzyılın en kirli katliamını gerçekleştirdi” diyen Sarıyıldız, “Dünyanın gözü önünde insanlar diri diri yakıldı. Kimlik bilgileri bakanlığa verilen, kamuoyuna açıklanan insanlar katledildi. Rohat Aktaş da bu insanlardan biri oldu. Rohat da yaralılarla birlikte bir bodruma sığındı ve artık üç bodruma sığınan tüm insanların olduğu gibi Rohat’ın katledildiğine kesin gözüyle bakıyoruz. Onlarca cenaze adli tıp kurumlarında ve muhtemelen o cenazelerden biri Rohat’a ait” diye konuştu.

Günlerdir Cizre’de tüm katliamlara tanıklık eden Sarıyıldız, “Mazlum’da aynı durumda” dedi ve “Sur’un Cizre olmaması” ve “Aktaş’ın yaşadıklarının Mazlum’un başına gelmemesi” için çağrı yaptı.

Sarıyıldız, son olarak şunları söyledi: “Mazlum, Suruç direnişi günlerinde o kızılca kıyamette dahi gülebilen nadir insanlardan biriydi. Mazlum gibi genç bir insanın kaybı tüm insanlığın kaybı olur.”
Mazlum hala Sur’da sivil insanlarla birlikte bodrumda.

İkinci bir “Rohat Aktaş vakası” olmaması için gazeteciler olarak yarın saat 11.00’de Şeyh Sait Meydanı’nda açıklama yapacağız. Talep net: Koridor açılsın ve Mazlum hayatta kalsın!”

Bu haber, Haber Nöbeti bloğuyla birlikte Diha’da yayımlandı.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s