Government response is the same both in Artvin and Sur: violence – Pelin Cengiz

The level of democracy in a country is not measured by the government’s authority but by how it handles problems and opposition.

At the moment, Turkey is going through a period where you can make such a measurement. There is a serious crisis in the Kurdish region, and let’s take a look at what the government has been doing in the name of tackling the issue.

The latest report released by the Human Rights Foundation of Turkey (TİHV) listed the troubles caused by the government while it is “solving” the problem. Nearly 300 civilians have been killed, dozens of burned bodies recovered from basements, bodies of dead women left naked on streets, racist and sexist slogans written on walls by police and the gendarmerie… “Government response is the same both in Artvin and Sur: violence – Pelin Cengiz” öğesini okumaya devam et

Küllerini Bile Gömememek – Evrim Kurdoğlu

Sokağa çıkma yasaklarıyla Kürt kadınları, gençleri, yaşlıları, çocukları, bebekleri hatta onlarla birlikte yaşayan hayvanları için bile ölümlerden ölüm beğeniliyor. Dünyanın başka yerinde gerçekleşse bu ölümleri şiddetle kınayacaklar ise canlı yayınlarda sessizce olanları izliyor. O da yetmiyor ölü bedenler yakılıyor, işkence ediliyor, sürükleniyor o da yetmiyor yakılan bedenlerden geriye kalan küller günlerce verilmiyor, o da yetmiyor küller silahlar, biber gazları altında toprağa veriliyor. Artık o da yetmiyor dedirtecek tek bir şey kalmıyor geride… “Küllerini Bile Gömememek – Evrim Kurdoğlu” öğesini okumaya devam et

Diyarbakır’da ağaç dikip, savaşta hayatlarını kaybeden çocuklara adadılar – Aysel Kılıç

Diyarbakır Gün TV’de bir gün – Yavuz Baydar

Türkiye’nin Kürt illerinde habercilik hiçbir zaman kolay olmadı. Fi tarihinden beri gazeteciler burada endişe ve korku içinde, hapsi ve ölümü göze alarak, yabancı iseler sınırdışı edilme riskiyle başbaşa, ama bıkmadan yılmadan kovaladılar haberleri.
Sorunlar derinliğini hep korudu burada. Şiddetin tırmandığı günler de haberciler için önemliydi, barış umutlarının yayıldığı, tartışmaların güçlendiği nispeten sakin dönemler de.

Haber Nöbeti’ne katılıyorum. Çünkü… – Gökhan Yılmaz

Aylardır abluka altına alınmış, tanklarla girilmiş şehirlerden sağlıklı haberler gelmiyor.. Bölgeden yansıyan fotoğraflar sanki film sahnesi gibi..

“10 büyüklüğünde bir deprem mi oldu?

Göktaşı mı düştü?

Tsunamiden sonra sular çekilince ortaya çıkan görüntüler mi bunlar?”

diye düşünürken, birden irkiliveriyorsunuz.

Büsbüyük olduğunu iddia eden bir devlet, yıllarca barış umuduyla oyaladığı halkın şehirlerine tankla girmiş..

Gerekçe ne olursa olsun, ne maksatla yapılırsa yapılsın hangi vicdan bunu kabul eder ki?.. Etmedi..

“Haber Nöbeti’ne katılıyorum. Çünkü… – Gökhan Yılmaz” öğesini okumaya devam et

Gazete dağıtımcısı: Seyfettin Uslu

Haber Nöbeti kapsamında Diyarbakır’da bulunan gazetecilerden dokuz8Haber Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici, Özgür Gündem ve Azadiya Welat gazetesi dağıtımcısı Seyfettin Ulusoy’a, dağıtım başlangıcı olan 06.00 itibarıyla eşlik etti. Bağlar mahallesinde, bir ara sokakta da 10 yıllık gazete dağıtımcısı hikayesini dinledi. Gökhan Biçici’nin sorularını içtenlikle yanıtlayan Seyfettin “mücadele her şeyden önemli. ben ölümü bile göze aldım” dedi. Röportajı dokuz8Haber’den yönetmen Soydaner Gündoğdu görüntüledi ve kurgusunu yaptı.

 

Can Dündar ve Erdem Gül Diyarbakır’da haber nöbetine katılacak

Can Dündar ve Erdem Gül, dün 26 Şubat akşamı  FOX TV ana haber bülteninde Fatih Portakal’ın sorularını yanıtlarken, cezaevi günlerinden sonra yapacakları ilk işlerin arasında Diyarbakır’da haber nöbetine katılmanın da bulunduğunu söylediler.